İçeriğe geç

Türkiye, İran’ın yanında mı ?

Türkiye, İran’ın Yanında mı? Kayseri’de Bir Gece Boyunca Bunu Düşündüm

Bei takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “Türkiye, İran’ın yanında mı” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız.

Kayseri’de kış akşamlarının başka bir sessizliği oluyor. Özellikle kar yağdığı zaman. Sokaktan geçen arabaların sesi bile boğuk geliyor insana. Geçen ay yine öyle bir geceydi. Mutfağın camı buğulanmıştı, kettle’ın içindeki su fokurdayıp duruyordu. Çay koydum kendime. Telefon elimdeydi ama sosyal medyada gördüğüm haberleri kaydırmaktan yorulmuştum artık.

Ortadoğu yine karışıktı.

Bir yerde füze haberi vardı, başka bir yerde açıklamalar… Herkes aynı soruyu soruyordu:

“Türkiye, İran’ın yanında mı?”

O cümleyi görünce telefonu bıraktım. Çünkü bazen bazı sorular sadece siyasetle ilgili olmuyor. İnsan kendi içindeki kırgınlıklarla da cevap arıyor.

Ben bunu o gece fark ettim.

Babamın Sessizliği Her Şeyden Daha Ağırdı

Babam emekli olduktan sonra akşamları salonda eski haber programlarını izlemeye başladı. Eskiden çok konuşurdu aslında. Şimdi daha sessiz biri oldu. O gece de televizyon açıktı ama sesi çok kısıktı.

Yanına oturdum.

Ekranda yine İran konuşuluyordu. İsrail konuşuluyordu. Türkiye’nin ne yapacağı konuşuluyordu.

Babam gözünü televizyondan ayırmadan bir anda şöyle dedi:

“Bu coğrafyada kimsenin tam yanında olamazsın oğlum. Çünkü herkesin acısı birbirine değiyor.”

Cümle kısa sürdü ama içimde kaldı.

Ben bazen babamın gençliğini düşünüyorum. O da benim yaşlarımdayken haberlerde yine savaşlar vardı muhtemelen. Yine insanlar “kim kimin yanında” diye tartışıyordu.

Demek yıllar geçiyor ama insanların korkuları çok değişmiyor.

Türkiye, İran’ın Yanında mı? Ben Bu Soruyu İlk Kez Üniversitede Duydum

Üniversiteye başlamadan önce dış politika denen şeyi sıkıcı buluyordum. Bana çok uzak geliyordu. Sonra yurtta İranlı bir çocukla tanıştım. Adı Mehdi’ydi.

Sessiz biriydi ama gece herkes uyuduktan sonra mutfakta çay içerken konuşmayı severdi.

Bir gün bana şunu sormuştu:

“Siz Türkler bizi seviyor musunuz?”

Soruyu duyunca afallamıştım. Çünkü ben hayatım boyunca İranlı biriyle uzun uzun konuşmamıştım bile.

“Niye sordun?” demiştim.

Omuz silkti.

“Haberlerde herkes birbirine düşman gibi.”

O an utanmıştım biraz. Çünkü televizyonlarda gördüğümüz ülkelerin aslında sıradan insanlardan oluştuğunu unutuyordum bazen.

Mehdi’nin en büyük derdi savaş falan değildi. Ailesine para gönderebilmekti. Annesinin sağlık sorunlarını anlatıyordu. Kız kardeşinin üniversite kazanmasını anlatıyordu.

Yani benim hayatımdan çok farklı bir hayat yaşamıyordu aslında.

Ama televizyon ekranında her şey çok sert görünüyordu.

Kayseri Otogarı’ndaki O Küçük Sahne

Geçen kış Ankara’dan dönerken Kayseri Otogarı’nda küçük bir olay yaşadım. Hâlâ unutamıyorum.

Gece otobüsü gecikmişti. İnsanlar sinirliydi. Çaycı kapatıyordu dükkânı. Bir köşede yabancı olduğunu düşündüğüm bir adam telefonla konuşuyordu.

Farsça olduğunu sonradan anladım.

Adam konuşurken bir anda ağlamaya başladı.

Sessiz sessiz ağlıyordu ama insan hissediyor işte.

Sonra telefonu kapattı. Başını öne eğdi. Kimse dönüp bakmadı bile.

Ben o an gidip bir şey söylemek istedim ama yapamadım. Sadece uzaktan izledim.

Belki ailesiyle ilgili kötü bir haber aldı.

Belki ülkesine dönemiyordu.

Belki sadece çok yalnızdı.

Ama o gece internette tekrar aynı soruyu gördüm:

“Türkiye, İran’ın yanında mı?”

Ve ilk kez şunu düşündüm:

Devletlerin yanında olmak başka şey, insanların yanında olmak başka şey.

Annem Savaş Haberlerini Görünce Kanal Değiştiriyor

Annem savaş haberlerini hiç sevmez.

“İçim daralıyor” diyor.

Geçen gün mutfakta mantı kapatıyordu. Televizyonda yine İran’la ilgili bir haber çıktı. Hemen başka kanala geçti.

“Genç çocuklar ölüyor yine” dedi.

Aslında annem siyasetten anlamaz. Dış politika tartışmalarına hiç girmez. Ama acıyı hemen hisseder.

Bazen düşünüyorum da, belki dünyayı yöneten insanlar biraz daha anneler gibi olsa savaşlar bu kadar uzun sürmezdi.

Çünkü anneler haritaya bakmıyor. Çocuğa bakıyor.

Türkiye, İran’ın Yanında mı? Sokakta İnsanlar Ne Hissediyor?

İnternette herkes kesin konuşuyor. Ama gerçek hayat öyle değil.

Geçen hafta Cumhuriyet Meydanı’nda arkadaşlarla oturuyorduk. Konu yine Ortadoğu’ya geldi.

Bir arkadaşım:

“Türkiye İran’ın yanında durmalı” dedi.

Diğeri hemen itiraz etti.

Başka biri ekonomik tarafını konuştu.

Ben sustum.

Çünkü artık insanların fikirlerinden çok duygularını dinliyorum.

Herkesin içinde başka bir korku var aslında.

Kimisi savaş çıkmasından korkuyor.

Kimisi ekonomik krizden.

Kimisi yalnız kalmaktan.

Kimisi de televizyonda gördüğü çocukların yüzünü unutamamaktan.

Bazen siyasi tartışmaların altında çok kişisel korkular yatıyor.

Gece Günlüğüme Yazdığım Cümle

Ben uzun zamandır günlük tutuyorum. Çocukça geliyor bazen ama iyi geliyor bana.

O gece şunu yazmışım:

“İnsanlar ülkeleri konuşuyor ama ben insanların gözlerini düşünüyorum.”

Sonra uzun süre yazamadım.

Çünkü bazı şeylerin cevabı yok gerçekten.

Türkiye, İran’ın yanında mı?

Bilmiyorum.

Ama ben insanların birbirinin acısına sırt çevirmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Belki fazla duygusalım.

Ama başka türlü yaşayamıyorum.

Mehdi’den Gelen Mesaj

Geçenlerde yıllardır konuşmadığım Mehdi mesaj attı.

“Kayseri nasıl?” yazmış.

Gülümsedim.

Uzun uzun anlattım.

Pastırmadan bahsettim. Erciyes’teki kardan bahsettim. Soğuktan şikâyet ettim.

Sonra bir anda şöyle yazdı:

“Burada insanlar çok gergin. Gelecekten korkuyoruz.”

Telefon elimde kaldı bir süre.

Ne diyeceğimi bilemedim.

Çünkü bazen dünyanın bütün politik cümleleri bir insanın korkusunu azaltmaya yetmiyor.

O an içimde garip bir çaresizlik hissettim.

Türkiye, İran’ın Yanında mı? Belki Sorulması Gereken Şey Başka

Belki yanlış soruyu soruyoruz.

Belki mesele “kim kimin yanında” değil artık.

Belki mesele insanların birbirine ne kadar yabancılaştığı.

Çünkü sosyal medyada savaş konuşan insanların çoğu gerçek bir savaş görmedi.

Ben de görmedim.

Ama korkunun yüzünü gördüm.

Otogarda gördüm.

Televizyon karşısında babamın sessizliğinde gördüm.

Mehdi’nin mesajlarında gördüm.

Ve en çok da gece uyuyamayıp haber okurken kendi içimde gördüm.

Bir Akşam Erciyes’e Bakarken Hissettiğim Şey

Geçen hafta hava çok açıktı. Eve dönerken Erciyes bembeyaz görünüyordu. Durup biraz baktım.

Kayseri’nin bazı akşamları insana fazla düşünme fırsatı veriyor.

O sırada telefonuma yine haber bildirimi düştü.

Ortadoğu.

Gerilim.

Açıklamalar.

Tehditler.

Telefonu cebime koydum.

Bir anda çok yorulduğumu hissettim.

Sanki herkes sürekli bağırıyordu dünyada. Ve kimse gerçekten birbirini dinlemiyordu.

O an sadece sessizlik istedim.

Çünkü bazen insan taraf seçmekten önce huzur istiyor.

İçimde Kalan O His

Bazı geceler uyumadan önce düşünüyorum.

Acaba Mehdi şimdi ne yapıyordur?

Otogardaki adam ülkesine dönebildi mi?

Babam neden son yıllarda bu kadar sessizleşti?

Ve neden insanlar birbirini anlamak yerine hemen saf tutmaya çalışıyor?

Türkiye, İran’ın yanında mı sorusu internette milyonlarca kez soruluyor olabilir.

Ama benim içimde başka bir soru dönüp duruyor:

İnsanlar birbirinin yanında mı artık?

Bazen bundan bile emin olamıyorum.

Yine de umut etmek istiyorum.

Çünkü insan tamamen umudunu kaybedince içindeki bütün sesler susuyor.

Ben o sessizlikten korkuyorum işte.

Bei olarak “Türkiye, İran’ın yanında mı” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet